GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ

AÇLIK TERAPİSİ YA DA ŞİFA ORUCU NEDİR?

Açlık terapisi, açlık orucu ya da şifa orucu… İlk kez duyan biri için ve günde 5 kez yememiz gerektiği öğretilen bir sistemde ne kadar da saçma geliyor değil mi? Ancak bugün Mehmet Öz ün açıklamalarında dahi az yemekte sağlığın olduğu işaretleri var. Yediklerimiz sadece sağlığımızı olumlu yönde mi etkiliyor sizce? Haydi bir bakalım…

Sağlık, ahlak, akıl, din ve ilmi anlayışın tüketilen besine bağlı olduğu çok eskiden beri bilinmektedir. Çok besin tüketmekle birlikte vücutta çok fazla miktarda atık birikir, biriktikçe çürümeye başlar ve kanı kirletir. Dolayısıyla cilt rengi bozulur, aşırı kilolar ve hastalıklar görülmeye başlanır. Bununla birlikte açlık bedeni ve yüzü güzelleştirir. Çorak topraklarda yaşayanların bedenleri hafif, yüzleri güzeldir. Tenleri saf ve temiz, ahlakları güzel, davranışları ölçülü, anlayışları mükemmel, düşünceleri derindir. Sezgilerini daha çabuk kavrayabilir ve anlamlandırabilirler.

Peygamberlerimizin hayatında bahsedilen 40 gün açlıklar, 60 gün savaş meydanlarında midelerinin sırtına yapışma hikayelerini hepimiz biliriz. Ama bunun yanında bizim yaşadığımız modern hayatta sürekli yemek yemek, mide ve sindirim sistemimizin sürekli surette meşgul olması sonucu hastalıklara baş gösteremez hale gelmektedir. Ancak oruç tutarken kendimizi daha rahat daha dingin hissetmemiz organlarımızın sakin kalması ile birlikte vücüdumuzun gerekli organlara yani bağışıklık sistemimize çalışmasındandır.

Benimde geçen senelerde Nobel ödülü kazanan araştırmada 3 günlük açlığın bağışıklık sistemindeki kötü hücreleri yok ettiği açıklamaları ile igilimi daha fazla çeker oldu. Yaşlanma ve kanser riskini ve tümör büyümesini artıran bir hormon olan enzim PKA da azalıyor diye yayınlar var kaynaklarda. Sonrasında işin içine girdikçe gördüm ki İbni Sinalardan Hipokrat lara kadar uygulanan ve hatta kötü hastalığı olan kişilere ilk önerilen şey açlıkmış. Düşünün ki bir çok besin maddesinin genetiğinin bozulmadığı  zamanlarda bile sebebin yiyecekler olduğu düşünülerek uygulanan açlık şimdi genetik kodları bozulan gluten, zehir diye adlandırılan şeker ile ne kadar da çok açlığa ihtiyacımız var?

Araştırma ile birlikte benim 3 günlük açlık ile başladığım bu sürecin bana öyle güzel faydaları oldu ki, tıpkı denildiği gibi ‘’açlık yapan kişi tekrar tekrar yapmak isteyecektir’’ durumu oldu ve ben devamını da getirerek 10 günlük açlık yaptım. Şunu farkettim ki insanın ne kadar da çok zamanı yemek ve yemek üzerine düşünme, alışveriş ve hazırlama ile geçiyor. Yemez iken daha dingin olup belki de zaten fıtratımıza aykırı olan bu hızlı hayat bizi bozuyor. İnsana dış sesler fazla geliyor, sakinlik ve süküt halinde kalmak istiyor insan. Ayrıca kesinlikle beyin frekanslarını da değiştiriyor. Özel olarak yapılan meditasyonlara gerek kalmadan zaten rahatlama sürecine geçiyorsunuz. Bununla birlikte doğala tam bir dönüş olduğu nefes alış verişinizden de belli oluyor. Normalde bebeklerin ilk doğduğu zaman yaptığı karın nefesi bizim uzun yıllardır unuttuğumuz nefesimiz ile yer değiştiriyor ve yemediğimiz için rahat kalan sindirim sistemimiz tekrar karından nefes almaya başlıyor. Açlık hissediyor musunuz sorusunun cevabı ise çok net: Hayır! Açlık değil hissettiğiniz yemek isteği, yani nefs… Sadece onu almak ve tüketmek istiyorsunuz ilk birkaç gün, sonrasında da o da kayboluyor ve yemeklere ne kadar gereksiz gözüyle bakıyorsunuz. 3 günlük oruç bittiğinde de 10 günlük oruç bittiğinde de hissettiğiniz tek his yemenin bizim önem verdiğimiz kadar şaşaya ihtiyacı olmadığı ve bununla birlikte yaşamak için yemenin fazlasıyla yeterli olduğudur. 3 günlük orucun dahi kanser dahil bütün hastalıklara büyük faydası vardır. Zaten şekerli gıdaların kanser hücrelerini artışa uğrattığı bugün bilinen bir gerçek. Genetiği ile oynanan glutenin de bir çok bağışıklık sistemi hastalığına sebep olduğu da…

O zaman bu kadar gerçekler önümüzdeyken neden 3 gün açlığa dahi dayanamıyoruz? Açıkcası bir şeye bu kadar bağımlı olmak, hele ki yemek yemeye bu denli düşkünlük nefsinizin ne kadar da aciz olduğunun bir göstergesi diye düşünüyorum. Ve siz iradenizi yemek ile terbiyenin adı da oruç ise, bunu dahi uygulayamadığınız da hayatta başarıya ulaşmayı nasıl hedefleyebilirsiniz?

En Çok Okunanlar

Üste Git