EĞİTİM

AİLE DİZİLİMİ NEDİR?

 

 

Aile hayatımızdaki en önemli kavram değil mi? Bizim hayatımızı her alanda etkileyen, bizi biz yapan değerlere sahip olduğumuz kişiler. Onların da sahip olduğu değerler kendi ailesinden, büyük annelerinin de kendi annelerinden… Yani bir aileden bahsederken aslında kuşaklar boyu getirilen bir bilgiden söz ediliyor değil mi? Peki bu bilgilerin olumsuz anlamda nesiller sonra size aktarıldığını düşünürseniz sizi nasıl etkiliyor olabilir?

Aile Dizilimi Ne Zaman Yapılmalı?

Sevgisini göremediğiniz, yüzünde en ufak bir tebessüm bulunmayan, babanız, sizi sürekli eleştiren anneniz, şiddet gördüğünüz eşiniz, kızdığınız, kırıldığınız aile bireyleriniz… Onları yargılamadan önce bu davranışlarının, bilinçsizce üstlenilen rol ya da kilitlenmelerden kaynaklanabileceğini hiç düşünmezdik. Yargılamamızı yapar küslük ve kızgınlık ile dolu bir hayatı kendimize zehrederek yaşamaya devam ederdik. Ancak yepyeni bir terapi yöntemi ile çözümlenemeyeceğini düşündüğümüz ve bizim bilmediğimiz, etkilendiğimiz alanların farkına varmamızı sağlıyor. Farkındalık ise hayatımızın sorunlarına daha farklı gözle bakmamıza ve değişmemize yol açıyor. Unutmayın siz değişirseniz herkes değişir. Hayatınız birine ya da birilerine değil ilk olarak size bağlıdır.

Hellinger Terapisi olarak bilinen, Familien Aufstellung adıyla 90’lı yıllarda Almanya’da ortaya çıkmış olan Aile Dizimi Terapisi, ailenin kuşaklar boyu, birbirine görünmez bir bağla bağlı olduğu anlayışına dayanmaktadır. Günümüzde Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlayan “ Aile Dizilimi” ne göre, önceki kuşakların yaşadığı olumsuz fiiler nesiller sonra olumsuz etkileyebiliyor ve bu durum aile dizilimi ile çözülebiliyor. Kollektif bilinç in olumsuz kısımlarınından zihnimizi bu sayede kurtarabiliyoruz. Kısacası aile diziminin başarısının formülü kolektif bilincin gücündedir. Bireyi, içinde doğduğu ailenin şekillendirdiğine inanan bu anlayış, ailenin belirli bir sistem oluşturduğunu ileri sürmektedir. durumda psikolojik rahatsızlıkların önemli bir kısmına, hatta belki de çoğunluğuna içinden çıktığımız kök ailede yaşanmış sorunlar sebep olmaktadır.

Aile Dizilimi Nedir?

İnsanın bir enerji alanı olduğunu artık herkes tarafından biliniyor. Sizin enerji alanınızı etkileyen kişiler çevreniz. Aile, akraba, eş, dost. İlk başta bu alanı size oluşturan kişiler olan ailenizin geçmişinde olan olumsuzluklar sizin de enerji alanınızı etkiliyor. Ailenin geçmişinde hak yemeler, cinayetler, kız kaçırmalar, her türlü haksızlığa uğramalar, kürtajlar, her türlü kötü bilgi sonraki nesillere de aktarılmak üzere sistemlerde birtakım kilitlenmelere sebep oluyor. Bu bilgilerin yarattığı kilitlenmeler bazen aynı nesilden kişilerde, bazen sonraki nesillerde ortaya çıkabiliyor. Olumsuz etkileyen durumların başında savaş ve göç geliyor. Büyük büyük babanızın kendi yurdundan göç etmesi sizin bugün ki hayatınızda siyasi ya da ekonomik istikrarsızlıklara neden olabiliyor. Sadece geçmiş yaşama ait sorunlarınızın çözümü mü peki aile dizilimi? Tabiki hayır. Şu anda yaşadığınız ve sürekli hale gelmiş ilişkilerinizdeki sorunlarınız, aileniz ile var olan sorunlarınız için de çalışabilirsiniz.

alieeee

Aile Dizilimi Nasıl Yapılıyor?

“Aile Dizimi” terapisini “bireysel terapi” ya da “grup terapisi” yöntemiyle gerçekleştirilebiliyor. Terapi yöntemine uygun bir biçimde danışanın zihninde nelerden etkilendiği iç resmine bakabilmesi ve farkındalığının sağlanması asıl amaç. Aile diziliminde zihninin derinliklerini görmeyi amaçlayan bireyin yaşı, yaşadığı mekan, zaman  ve ortam, ait olduğu ailenin diğer üyelerinin yaşıyor olup olmadığı da önemli değildir. Bu durum bireyin tamamen kendi iç dünyasında yaşanmaktadır. Gerçek hayatta böyle bir barışı yaşamaya kalkışmak belki on yılları kapsayacak, belki de hiç mümkün olamayacaktır.

Aile Dizimi çalışmasından geçen kimselerde eşleri, çocukları, ebeveynleri ve kardeşleriyle ilişki yeni baştan, yeni doğan bir bebeğin saflığı ve sıcaklığıyla kurgulanmakta, derin bir içsel huzura kavuşulmaktadır. Siz danışan olarak terapistin yanına oturuyorsunuz. Grup çalışmalarında, diğer bireyleri yaşantınızdaki kişilere göre konumlandırıyorsunuz. Sizi gösterecek temsilciyi terapistiniz seçiyor. Siz babanızı temsilcinize uzak bir yerde konumlandırıyorsanız babayla soruna işaret ediyor. Babamı tabiki yanımda tutarım demeyin bilinçdışınız sorununuz varsa o babayı yanınıza koydurmuyor. Siz koysanız dahi temsilciniz sizin enerjinizi hissederek babanızdan uzaklaşıyor. Babasına aşırı düşkün olduğunu söyleyen birinin diziliminde temsilcinin ilk yaptığı şey babasından uzaklaşması olabiliyor. Sİz ise bu durumu sadece koltuktan izliyor ve hayretler içinde kalıyorsunuz. Alie diziliminde konuşmamak ve yönlendirme yapmamak esas alınıyor. Temsilciler ve kişilere bürünen diğer bireyler dürtüsel hareket ediyorlar. Babanızı canlandıran kişi sizin yaydığınız enerji ile yaklaşıp yaklaşmayacağını hissederek hareket ediyor. Olur mu öyle şey roldür demeyin, oluyor. İçine giren kişi deneyimlediği zaman ancak anlıyor. Sizin farkedemediğiniz ancak ailenizin de davranışlarını belirleyen şeyi ancak orda dışardan bir gözle baktığınızda anlıyor ve farkına varıyorsunuz.

Örneğin, Kadın ya da erkeğin kurduğu sıkı bir aşk ilişkisi hiçbir zaman tam olarak kopmuyor; daha sonraki evliliklerinde doğan çocuklar, geçmişteki sevgili ya da nişanlıyı temsil ediyorlar. Bunun çok acı sonuçları yaşanabiliyor. Eğer kadının bir tek kız çocuğu olmuşsa, nişanlı veya sevgili veya ilk eşi, yani bir erkeği aile içinde kız çocuk temsil ediyor ve o çocuk hiçbir zaman tam bir kadın olamıyor. Veya tersi; oğlan çocuk babanın ilişkisini temsil ediyor ve tam bir erkek olamıyor; örneğin erken yaşta prostat sorunu çıkıyor böylece kadınlardan uzak duruyor veya çoğunluk eşcinsellikte karar kılıyor.

dizilim

Örneğin, anneannesi şiddete maruz kalmış bir kişi, ‘anneannem nasıl dayak yediği halde dedemi sevip, onunla evli kalmaya devam edebilmiş?’ dediyse, çocukken şiddete maruz kalmamasına rağmen, eşinden dayak yemeye başlayabilir. Bunun bir sebebi de, kabullenemediği olayı, evrenin aynısını kişiye yaşatarak karşısına çıkartmasıdır. Üstlenmenin altında yatan, kişinin anneannesine duyduğu sevgidir ama anneannesinin hayat deneyimini kabullenip onaylamak yerine, saygısızlık göstermesidir. Çocukken şiddet görmemiş kişi, psikoloğa başvurarak olayın kaynağını bulamadığından, sorunu kökünden çözümleyemez. Çünkü sorunların kökleri sadece bizde yatmamakta, gerilere, hatta yedi kuşak öncesine kadar uzanabilir.

Kök ailemizin diziminde; aile içindeki rollerin karışmış olduğu ortaya çıkar: en sık rastlanan kombinasyon: annenin baba rolünü, en büyük çocuğun anne, ortanca ya da küçük çocuğun abla/abi ve babanın da çocuk rolünü almış olması gibi. Rollerin karışmış olduğu bir ailede sağlıklı enerji akışı olamaz. İlişkiler sağlıklı kurulamadığından, ruhsal/fiziksel rahatsızlıklar, maddi/manevi tıkanıklıklar, anlam verilemeyen gerginlikler v.b. olaylar yaşanır. Aile Dizimi; sadece aile büyüklerimizden aldığımız yüklerin teslim edilmesinden ibaret değildir, onlara saygı göstermek, yargılamamayı öğrenmektir.

 

 

En Çok Okunanlar

Üste Git