ANNE & BABA

CEZASIZ EĞİTİM MÜMKÜN MÜ?

 

Neden olmasın diyor içimde ki ses bağırarak! Her şeyin bir düzü var ise mutlaka bir de tersi vardır! Neden yıllarca bu sistemin varlığından başka bir seçenek olduğunu göremedik?

 

Ceza nedir? Doğruyu bildiği halde yapmayıp, yanlışa yönelene verilen ve karşı tarafı ıslah etmesi beklenen bir yöntemdir. Peki bizim çocuklarımız doğruyu biliyor mu acaba bu açıdan baktık mı? Nelerde ceza veriyoruz? En çok şikayet ödevini yapmayan çocuklardan geliyor. Ödevini yapmayan çocuk sorumluluğunu bilmeyen çocuk demektir. Ayrıca çocuk için hayat eğlencedir, ödev ise eğlence karşıtı gibi durur. Çünkü bizim eğitim sistemimizde eve yüklenen ödevler ve ezber ile geçen zamanlar mevcut. Yani bu durumda çok da çocuk suçlanmamalı sanki. İnsan merak ettiğini, ilgi duyduğunu öğrenmek ister ve çaba gösterir. Ama çocuk ilgi duymuyor ki aksine “hayatta hiçbir işine yaramayacak matematik problemleri” ni çözdüğünü düşünüyor, çünkü düşündürtülüyor. Sonra da bu düşünce ile yapmak istemiyor. E bir de bebekliğinden beri önüne getirilip, önünden alınan bir çocuk ise sorumluluk bilinci hiç oluşmamış ve kendine ait sorumlulukları yerine getirmediğinde doğal olarak karşısına çıkacak zorluğu da hiç yaşamamış demektir. Odasını toplamadığında gerçekten o dağınıklığın içinde yaşamanın ne kadar huzursuz olduğunu anlamadığı gibi… Belki de o yüzden çok çocuklu ailelerin çoban çocuğu sınav birincileri olarak çıkıyor karşımıza. Evet duygusal yükleri çok ağır belki, ama doğru yapılan bir durum var ki “herkes kendinden mesul” sistemini çocuklar küçük yaştan itibaren öğreniyor, öğrenmek zorunda kalıyor. O sınavı geçemediğinde öğretmeni ile girdiği diyalog sonunda okula gelip bağıracak bir annesi yok, evde ona sıcak yemek yapan annesi var. Seven, koklayan ama sorumluluklarında herkesi kendi haline bırakan anne…

İşte bizde bu sistemi alıp kendimize uyarlamalıyız. Bizler çocuğumuzu koruyalım derken işin biraz dozunu kaçırıyor, kraldan çok kralcı olup öğretmene öğretmenliği, doktora doktorluğu öğretmeye çalışıyoruz. Sonra bu çocuklar büyüyene kadar bir çoğu istediği bir şeyi alırken istemekten aciz, kendi başına kalıpta biraz fazla büyüdüğünü düşününce de insanlara hükmetmeyi kendine hak gören bireyler olarak karşımıza çıkıyor. Bir insan çatışarak ne kadar mutlu olabilirse o kadar mutlu olamayıp mutluluğu spiritüel bir çok açıdan arıyor. Çünkü inanç kısmında da muhtemelen Allah’ın cezalandırıcı kısmını dinleyen bu çocuk inanç konusunda da yürekten teslimiyeti yaşayamıyor. Bir insanın en zor anlarında huzuru bulup ta teslim olacağı şüphesiz inanç noktasında günümüzde yaşanan sıkıntı da buralardan geliyor. Hani o basit gibi görünen birkaç cümlenin sürekli tekrarlanması ve çocuğu cezalar içine gömüp duyguları arasında yalnız bırakmak sizin geleceğinizi böyle inşa ediyor.

 

Bugün dönüp baksanız çocuk aklıyla nasıl anlatılsın isterdiniz size Dünya? Bu gözle bakarak cevap verin çocuklarınıza. Yaptığınız ilk yanlışta tecrit edilmek mi isterdiniz? Yoksa şu anda ki gibi yanlışlarınızda birine sarılmak mı? Sevgi herşeyin üstesinden gelir ezber cümlesinde değilim ama hayatta ilk kurduğunuz bağın sahibi anneniz ile olan güven dolu sevginiz her şeyin üstesinden gelebilir. Gerek kalmaz böylece kötü sözlere, korkutucu hallere. Hem pek hoş da görünmüyoruz karşıdan bakınca zannımca…

 

 

En Çok Okunanlar

Üste Git