ANNE & BABA

ÇOCUĞUM YEMEK YEMİYOR !

 

Bizim kültürümüzde bir çocuğun bakımındaki en önemli faktör yemek yemesidir. Ancak eskisi gibi sokakta oynayan çocuklar kalmayınca yeni neslin iştahı da azalır oldu, e bizim anneleri aldı bir telaş. Çocuğunun iştahsızlığından yakınan anne sayısı da her 3 – 4 anneden biri olunca  çözüm üretmemek olmazdı. Ne zaman çocuklar için yemek yemek bir soruna dönüşür haydi bir bakalım.

Çocukluk çağında büyümeyi etkileyen en önemli faktörler; beslenme, duygusal gereksinim ve genetik faktörlerdir. Eğer çocuğun yaşıtları ile arasında gelişim anlamında bir sorunu yoksa ya da fiziksel herhangi bir durumundan şikayetiniz yoksa bir dönüp çocuğa ve size dair durumlara bakmak gereklidir. Sizin gibi mi acıkmasınız istiyorsunuz? Ya da sizden daha çok acıkmasını bekleyerek beslenmeye aşırı bir önem mi veriyorsunuz? Çocuğunuzu zorlayarak, korkutarak mı yemek yediriyorsunuz? Çabuk çabuk yedirerek geç kaldığınız yere yetişmek bu esnada da tat almayı keyiften mi uzaklaştırıyorsunuz?

ÇOCUKLARIN YEMEK YEMEME NEDENLERİ

Şimdi beslenmesi önemlidir önemli olmasına ancak beslenmeyi etkileyen faktörler arasında da bakım veren kişilerin tutumları ön plana çıkar. Beslenme çocuğu büyütür evet ama anne ile duygusal bağı yoksa çocuk yemek yemeyi reddettiği gibi aldığı besinleri de geri çıkartır. Aslında her çocuk acıkır her insan gibi. Ve açlık her canlıda olduğu gibi kişiyi huzursuz eder. Sadece çocukların tepkisi farklıdır. Çocuklar için sıkıcı ve genelde annelerin aşırı baskısı altında geçen yemek yemek yerine tok olduğunu iddia etmeleri yaygındır. Gereksiz yere ağlamalar ile kendini belli edebilir siz çocuğunuzu bu konuda doğru gözlemleyip kontrol edebilirsiniz. Yemek yemek onlar için sıkıcı bir eylem olduğundan hareketli hale getirmek gerekir. Oyuncaklara da yedirmek gibi, arabaların benzinini yemek yemeye benzetmek gibi…

Bazı bebekler doğuştan itibaren seçicidir işte bu genetik olabilir. Bazı çocuklar seçici olmasa da kendi ağzımıza sürmeyeceğimiz şeyleri çocuklara vermemiz sonucu seçiciliğe zorlanır. Bazen gittiğiniz düz mantık işe yaramaz ters yolları denemek gerekir. Her zaman her çocuk muz ile kivi karışımını sevmez tek tek tercih eder olamaz mı? Ya da sebze çorbası değil de havucun suyunu seviyordur. Sebze çorbası adı altında bulamaç haline getirilip kaynamaktan besin değerleri ölen sebzeler mi daha besleyici yoksa çiğ sebze ya da minimal düzeyde haşlanmış sebzeler mi? Çocuk belki de gerçekten ne istediğini biliyordur. Seçenekleri değiştirmek gerekir.

EK GIDAYA GEÇİŞTE …

Bir diğer sorun da bebeklikten itibaren ek gıdaya geçiş sürecinde gelişim dönemine uygun davranmamak ile ortaya çıkar. 6. Aydan itibaren ek gıdalara yavaş yavaş geçerken 9. Aya doğru pütürlü gıdalara geçmesi gereken çocuğa hala püre gıdaların verilmesi ile birlikte çocuklarda çiğneme refleksi tam olarak gelişmez. Sonra uzun bir süre çocuk çiğnemesi gerek yiyecekleri geliştiremediği aşama ile birlikte yutamaz ve öğürme durumuna gelir. O zaman gelişim sürecine uygun davranmak bir diğer önemli noktamız haline geliyor.

Daha bebeklikten itibaren öğün alışkanlığı oluşturma çabası çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını kendisi bilmezmiş gibi disipline etmek ile birlikte ruhsal ihtiyaçlarını yok saymaktır. 4 yaşına kadar çocuklar öğün ile değil, kendileri ihtiyaç hissettikleri anda yemek isterler. Çünkü buraya kadar kurallar işlemez. İşletmeye zorlanan kural baskılanan duygular ile açığa çıkar. E o zaman hiç yemek istemiyor ki diyeceksiniz tabi. Sofraya oturtmayın demiyorum zaten sizin birlikte olduğunuz anlara o da eşlik etmek isteyecektir. Ancak önüne kocaman bir tabak yemek koyup 2saat önce arada yedirdiklerinizi unutmayın. Bu tabak bitecek felsefesini dayatmayın. Bugün tıka basa yemek yeme bozukluğu olan bir çok insan hem duygusal hem fiziksel ihtiyaçlarını yemekten çıkarıyor.

Beslenme sağlıktır ancak hangi şartlarda? Aklınızdaki düşünce kalıplarını bir daha gözden geçirip çocuğunuza da bir de o gözle bakın.

 

 

En Çok Okunanlar

Üste Git