AİLE VE ÇOCUK

ÇOCUKLARIN OYUNU ALGILAYIŞI

 

 

Oyun, yaşamın her döneminde şekli, özelliği, malzemeleri değişse de çağdan çağa kültürden kültüre var olmaktadır. Bir yetişkin olduğumuzda bile bizi çocukluğumuza döndüren oyunlar ile keyif alır, mutlu oluruz. Çocukların ise ilk yıllarında çevrelerini tanımaları ve dünyayı anlamlandırmaları, sevgi, kıskançlık, mutluluk gibi duyguları ifade edebilmeleri için kullandıkları en etkili yoldur.

Oyun Nedir?

Piaget’e göre oyun bir uyumdur. Oyunlar, çocukların kendi seçtikleri ya da gruptaki bazı öğrencilerin seçtikleri ve kendilerine göre sağlam kuralları olan eylemlerdir.
Montaigne oyunu, çocukların en gerçek uğraşıları olarak tanımlamıştır. 
Montessori de oyunu çocuğun işi olarak nitelendirmiştir. Kimi kurama göre oyun fazla enerjiyi atmak için, kimi kurama göre dinlenmek için, kimine göre yetişkinlik yaşamına uyum için, kimine göre ise tekrarlamak için olduğu savunulur. Peki gerçekte nedir oyun oynamak?

 

Oyun oynamak çocuklar için beslenmek, bakım, uyku gibi bir gereksinimdir. Bu temel ihtiyacın sınırlandırılması diğer ihtiyaçların sınırlandırılması kadar zarar verir. Oyunun çocuğun bedensel, sosyal ve bilişsel yeteneklerini geliştirmede, ruhsal durumunu anlamada, kişiliğinin olumlu yönde geliştirilmesinde etkin bir işlevi bulunur. Evde ve okulda oyunu etkin bir şekilde kullanarak, çocuğun bütün gelişim alanlarına aktif katkı sağlanabilir. Yani oyun bir ilaç gibi kullanılarak çocuğa tesir etmek mümkündür. Çocuk gerekli ortam ve malzemeyi bulduğunda bedeniyle, hareketleriyle, duyuları, duyguları algılaması ve anlatımıyla her zaman yeni birşeller üretmeye yönelmektedir. Çünkü oyun çocuğun yaratma ortamıdır. Çocuk yalnız büyüklerden öğrendiği ve gördüğünü oyuna aktarmakla kalmaz kendi yeteneklerini de bunlara katarak yeni şeyler yaratır. Oyun öğretmenlere, anne babalara çocukların gizli yeteneklerini keşfetme imkanı sağlamaktadır. Oyun sadece bir eğlence aracı olarak görülmekte, oyunun çocuğun zihinsel kapasitesini geliştirebilmesi ve öğrenebilmesi için gerekli olduğu gözardı edilmektedir. Oysa oyun sadece bir eğlence kaynağı değildir. Eğlendirirken aynı zamanda çocuğun kendi kendine birş şeyler öğrenmesini sağlayan, çocuğun sahip olduğu becerileri ortaya çıkarma fırsatını veren bir eğitim sürecini de kapsar.

Çocuk Oyun ile Neler Öğrenir?

Oyun ile çocuk, Düşünmeyi ve kendi başına karar vermeyi öğrenir, Sorumluluk almayı, işbirliği yapmayı ve paylaşmayı öğrenir, Hayal gücünü, becerilerini ve yaratıcılığını geliştirir, Dikkatini bir noktaya toplamayı ve becerilerini organize etmeyi öğrenir, 
Kendini tanımayı öğrenir, En güçlü ve doğal dürtülerinden biri olan, saldırganlık dürtüsünü boşaltma olanağı bulur, Değişik sosyal rolleri deneme, duygularını dışa vurma olanağını bulur ve başka nesneler ya da insanlarla ilişkilerini inceler, Kas gelişimini hızlandırır ve güçlendirir, Çevresini araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme imkânı sağlar, Kendisini ifade etmeyi, sözlü olarak ifade edilenleri anlamayı öğrenir, yeni sözcükler kazanır, toplu yaşam için gerekli olan kuralları öğrenir.

Hetherington ve arkadaşlarının (1979) boşanmış ve normal ailelerden gelen çocuklar üzerinde yaptıkları çalışmada; boşanmış ailelerden gelen çocukların, özellikle boşanmayı takip eden birinci yılda oyunlarında yıkıcı ve agresif davranışlar gösterdiklerini bulmuşlardır. Bu çalışma ile, çocuğun ailede yaşanan olumsuz olaylardan etkilendiğini ve bunu farklı şekillerde oyununa yansıttığını ve oyunun çocuk için bir boşalım yolu olduğunu göstermektedir. Çocuklar oyun yoluyla sadece etkilendiği olayları sergilemekle kalmayıp, aynı zamanda da anlatamadığı kaygılarını dile getirir ve olayı somutlaştırarak kendi istediği bir çözüm yolunu bulmaya çalışırlar. Bu şekilde de kaygılarından kurtulabilirler. Ayrıca çocuk oyun sırasında mutluluk, sevinç, acıma, korku, kaygı, dostluk, düşmanlık, kin, nefret, sevgi, sevmek, sevilmek, güven duyma, bağımlılık, bağımsızlık, ayrılık, ölüm gibi birçok duygusal tepkiyi de öğrenebilir. Buna ilaveten oyunda, anne,baba, abla, kardeş, öğretmen, doktor gibi roller üstlenerek insanlar arası duygusal ilişkileri ve tepkileri de öğrenebilir. Çocuk oyun yoluyla duygusal tepkilerini kontrol etmeyi ve denetim altına almayı da öğrenebilir. Ayrıca sosyal oyunlar yoluyla sorumluluklar alabilir, kurallara uyar ve dolayısıyla da kendine güveni artabilir.

oyun

Sonuç olarak “Çocukların oyunu oyun değil, onların en ciddi uğraşıdır.” 
diyen Montaigne ne kadar da haklı olduğu gözler önündedir. Davranış değişikliklerini, üzüntülerini, mutluluklarını ve bizlerin onlara nasıl davrandığımızın görüntüsünü oyunla birlikte konuşmadan çocuktan alabiliriz. Ne kadar da kolay aslında değil mi çocuklardan birşey almak ve onlara birşeyleri öğretmek?

 

 

En Çok Okunanlar

Üste Git