ANNE & BABA

ÇOCUKLARINIZIN SINIRLARINI BELİRLEMENİN 10 YOLU

 

 

1.Sözleriniz ile davranışı eleştirin, çocuğu değil!

Buradaki asıl amaç çocuğu doğru davranışa yönlendirmek, yanlış davranışı ise reddetmektir. O

nedenle sözleriniz ile çocuğun hayatındaki en önemli hissi olan değer hissini zedelemeyin.

Suçlamayın, bağırmayın, kırmayın. Ancak davranışa dair sözler ile konuşun. Örneğin sizi telefonda iken rahatsız eden çocuğunuza ‘’iki dakika sus, ne istiyorsun benden Allah’ın cezası!’’ yerine, ‘’iki

dakika sonra telefonu kapatacağım, söyleyeceklerini o zaman dinleyebilirim’’ demeniz kırmadan

istediğinizi yaptırmanız anlamına gelir.

 

2.Sınırlarınızda net, kesin ve kararlı olun.

Sınır koyduğunuz konuda çocuğun zihninde anlaşılabilir olun. Ne yapmasını istediğiniz bilsin,

beklentilerinizi anlasın ve bu beklentide ne kadar kararlı olduğunuzdan da emin olsun. Tam olarak

cümle içinde neyi, ne zaman ve ne şekilde yapılması gerektiğini anlatın. Buradaki en önemli detay ne

kadar az konuşursanız o kadar anlaşılabilir olacağınızdır. ‘’çok fazla çikolata yememelisin’’ yerine,

‘’günde sadece bir adet çikolata yiyebilirsin’’ daha uygun olur.

 

3.Sınırları koyarken normal ses tonu ve normal beden dilinizi kullanın.

Sınır koymanız değişik bir durum olmadığından bu süreçte abartılı ses tonuna ya da hareketlere

ihtiyacınız yoktur. Sakin ve net bir ses tonu ile yapılmayacağını söylemeniz yeterlidir. Bunun yanında

çocuğun itirazlarına gözleriniz ile cevap vermek ya da umursamazca tavırlar yapmak uygulamayı

zorlaştırır. Israrlar karşısında bir defa daha aynı açıklamayı kısaca yapıp sonrasında sakinleşmek üzere

ayrı kalmanız daha uygun olacaktır. Bedeniniz ile yaptığınız her davranış esnasında çocuk ile

anlaşılmaz bir güç savaşına girmiş olursunuz ve ne yazık ki bu savaşın kazananı olmadığı gibi, vermeye

çalıştığınız değer duygusunu da zedelemiş olursunuz.

 

4.Sınırlarınızın sonuçları belirli olsun.

Çocuk sizin beklentinizi yapmadığında kaybedeceği şeyin ne olduğunu bilsin. Bu tehdit ile yaptırım

değildir. Sadece sınırlarınızda ne kadar ciddi olduğunuzu ve bunun bozulamayacağını, bozulursa neler

yaşanacağını bilmelidir. Örneğin ‘’televizyonun sesini kıs’’ dediğiniz halde kısmıyorsa, tekrar uyarıda

‘’televizyonun sesini kısmazsan kapatacağım’’ demeniz ve çocuğun bu sözler karşısında hala

kısmaması durumu mevcut ise kalkıp o televizyonu kapatmanız gereklidir. Toplu yaşamda özgürlük

alanlarımızın sınırlı olduğunu bilmesi işte tam olarak bu davranışlarınız ile gerçekleşir.

 

5.Davranışlar mutlaka sözlerinizi desteklemeli!

Beden dilinin normal iletişimde dahi %60 etkili oluyor oluşu sonucunda sınır belirlemede ne kadar

önemli olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu nedenle çocuğa koyduğunuz ya da koymak istediğiniz her

sınırı davranışınız ile destekliyor olmanız gerekir. Az önceki örnekte televizyonu ikinci uyarıdan sonra

kapatmıyor olsaydınız çocuğun sizi bir daha ciddiye alması zorlaşacaktı.

 

6.Çocuğunuzun sınırları anlayıp anlamadığını kontrol edin.

Koyduğunuz sınırları çocuğunuza açıkladığınızda anladığından emin olun. Söyledikleriniz onu mutlu

etmeyeceği için başını çevirerek sizi dinliyor olabilir, gözlerinizin içine bakmasını sağlayın. Kızgınlık ya

da öfke ile değil, sakinlikle sizi anladığından emin olun. ‘’Ne söylediğimi anladın mı kızım?’’ gibi

cümleler ile teyidinizi kesinleştirin. Örneğin televizyon izlerken koyduğunuz bir kuralda sizi duymuyor

ise televizyonu kapatıp önüne geçerek ‘’son beş dakika’’ diyebilir tekrar açıp dışarı çıkabilirsiniz.Ters

tepkiler alabilirsiniz, bağırabilirler ki çok normaldir, Konfor alanından onu çıkardınız ve şu an zorlu bir

alana sokuyorsunuz. Ancak onun daha iyi bir birey olması buna bağlı ise burada ebeveyn olanın da siz

olduğunuzu unutmayın.

 

  1. Küçük çocuklarda sınır koymada somut göstergeler kullanın.

Küçük çocuklarda 5 dk ya da az zaman gibi kavramlar yerine somut göstergeler kullanın. Örneğin

‘’saatin büyük kısmı 12 ye gelince yatma saati’’ gibi. Ya da ‘’son 5 kere daha sallanabilirsin,

parmaklarımı açıyorum kapatınca eve gideceğiz’’ gibi. Çocuklar bu yöntem ile daha ne kadar ne

yapabileceklerini bilir ve ona göre davranırlar. İlk başta o parmakları tekrar tekrar açtırmaya

çalışacaklardır elbet ama kararlılığınız ne o saatin geçmesine ne de o parmakların tekrar açılmasına

izin verir.

 

  1. Dikkatini dağıtırken sınırınızın çerçevesinde çocuğu yönlendirin.

Siz kuralı koyduğunuzda çocuk sizin ile pazarlık yapacak ya da karşı çıkacaktır. Ancak burada

karşınızdakinin çocuk olduğunu bilerek onu yönlendirmeniz mümkündür. Örneğin yatmak istemedi,

‘’evet, evet biraz daha oyuuun tamaaaam şimdi bak ben sana bir tavşanı anlatıyııım’’ diyerek yine

sizin dediğinize yani yatağa çocuğu getirin. Dikkatini dağıtın ama sınırınızı bozdurmayın. Yetişkinlerin

hayatında bazen ‘’nasıl da yaptırdı bunu bana’’ dedirten kişilerden olun. Belki büyüklerde zor ama

küçükler de bu durum çok kolaydır. Aniden çıkan bir kedi, ortaya çıkan farenin peyniri kemirmesinin

büyük şokunun hikayesi hepsi işe yarar.

 

  1. Konuşma tarzınıza dikkat edin.

Sınırlarınızı koyarken aşkım, canım, birtanem sözcükleri çocuklarınıza söylemeyin. Çocuğum kim

olduğu sizin kim olduğunuz net olarak belirlidir. O nedenle sizin bir büyük olarak saygı görmeniz için

durduğunuz yeri korumanız gerekir. ‘’Evladım, çocuğum, kızım’’ kelimeleri sizin otoritenizi korur.

Sınırın sonlandığı noktada hala zorlama var ise ‘’konu kapanmıştır’’ sihirli sözcüklerini kullanın.

 

  1. Kum saati tekniği

Çocuğunuz ile bir sınır konusunda uzlaşamadığınızda kendinize sakinleşmek için bir süre isteyin ve bu

süreyi çocuğunuza da verin. Evinizi bunu sembolize eden bir kum saatinin bulunması işe yarayacaktır.

O sürede ayrı odalarda bulunmanız ikinizi de sakinleştirecek ve doğru düşünmeye sevk edecektir. Yine

de sakinleşme sürenizin sonunda ‘’Konuşmaya hazır mısın?’’ diyerek hem kendinizi hem çocuğunuzu

kontrol ederek konuya başlamanız faydalı olacaktır.

En Çok Okunanlar

Üste Git