AİLE VE ÇOCUK

DUYGUSAL ZEKA NEDİR?

 

Duygusal zekanın kişisel zekadan daha değerli olduğu 90’lı yıllarda bulunan bir gerçek. Ancak biz hala kişisel zekanın prestij ve mutluluğun garantisi olduğunu düşünüyor ve akademik başarı için çabalıyoruz. Halbuki duygularını iyi bilmek, onları kontrol edebilmek gerek meslek gerek özel hayatta başarıyı getirir. Peki duygusal zeka nedir ve nasıl geliştirilir?

Howard Gardner 1980’lerin başlarında IQ yaklaşımını sorgulamaya başladı. “Frames of Mind” adlı kitabında yaşamdaki başarı açısından hayati derecede önem taşıyan yalnızca tek bir zeka türü olmadığını, ancak zeka türlerinin daha geniş bir yelpazede ele alınabileceğini öne sürüyordu. 1990 yılında Harvard Üniversitesi’nden psikolog Peter Salovey ve New Hampshire Üniversitesi’nden psikolog John Mayer “Emotional Intelligence” ile ilgili iki tane makale yayımladılar. Bu hocaların bulguları, bazı insanların diğerlerinden, kendi duygularını tanımlamada, başkalarının duygularını tanımlamada ve duygusal konularda problem çözmede daha iyi olabileceğini ortaya koyuyordu. Ancak duygusal zeka kavramının bu üne kavuşması 1995 yılında Goleman’ın kitap çıkartması ve kitabın iyi bir pazarlama stratejisi ile oldu.

Daniel Goleman, “Duygusal Zeka” adlı kitabında “Duygusal zekayı kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi, ve duygularını yaşamı zenginleştirecek biçimde düzenleyebilmesi yetisi” olarak tanımlıyor. Goleman’a göre; beynin düşünen parçası, beynin duygusal parçasından ürüyor. Beynin düşünen ve duygusal parçaları genelde yaptığımız her şeyde birlikte çalışıyor ve gerek iş yaşamında gerekse özel yaşamda başarılı ve mutlu olmak, insanların duygusal zeka becerilerine bağlıdır. Duygusal zeka, başkalarının duygularını anlama ve daha da ötesi bu duyguları yönlendirme yeteneğidir. Bu zeka türü, özellikleri itibariyle de modern psikolojinin son yıllarda en fazla ilgilendiği alanlardan birisi olmayı başarmış durumdadır.

zihinDuygusal zekanın bu kadar tartışmalı bir alan olması tam olarak ölçülebilir olmamasından kaynaklanmaktadır. Öyle ki, zihinsel zekayı ölçmek için kullanılan test araçları ölçmeyi tam olarak doğru bir şekilde yapamazken, yetenek ve kapasite kavramlarının kullanıldığı duygusal zekanın ölçülmesi oldukça zordur. Modern psikoloji biliminde, duygusal zekanın ölçülebilmesi için kullanılmakta olan bir test aracı ya da uygulama bulunmamaktadır. Zihinsel zeka ölçümlerinde bireyin sahip olmuş olduğu deneyim ile duygusal bilgi zeka arasındaki ilişkinin tespiti oldukça zordur. Fakat bu zorluk, EQ ile zeka arasında bir bağlantının olmadığı anlamına da gelmez. Bazı psikologlar duygusal zekanın doğuştan geldiğini ve geliştirilemeyeceğini düşünürken, diğer kesim ise duygusal zekanın bir yetenek olduğunu ve bu yeteneğin geliştirilebileceğini söylemektedir.

DUYGUSAL ZEKA NASIL GELİŞTİRİLİR?

Duygusal zekayı ilk oluşturduğumuz yer aile ortamı. İçinde büyüdüğümüz aile, ebeveynlerimizin yaptıkları bizlere kendimiz hakkında nasıl hissetmemiz gerektiğini, hislerimizi nasıl yorumlayacağımızı, nasıl davranacağımızı, korkularımızı ya da umutlarımızı nasıl ifade edeceğimizi öğretiyor. Bu süreçte önemli olan ebeveynlerin çocuklara neler söylediği ya da nasıl davrandığından ziyade, kendi aralarında, duygusal sıkıntılar yaşandığında, eşler arasındaki ilişkilerinde kendi duygularıyla nasıl başa çıktıkları…Çocuklarımızın öfke ve mutsuzluklarına yönelik gösterdiğimiz tepkiler çocuklarımızın duygusal zekasını belirliyor.  Duygusal zekası da, çocuklarımızın sosyal becerilerini belirliyor.

 

DUYGUSAL ZEKANIN YÜKSEK OLMASININ FAYDALARI

  • Duygusal zekası yüksek çocuklar fiziksel ve ruhsal sağlığı getirir.
  • Duygusal zeka yükseldikçe akademik başarıyı arttırır.
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar arkadaşlarıyla daha iyi anlaşırlar, davranış problemleri azalır ve şiddete daha az eğilimli olurlar.
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar, ebeveynleri ile daha yakın ilişkiler kurar; ebeveynlerine daha saygılı ve samimi davranırlar.
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar problem çözmede daha başarılı, stres yaratan yaşam olayları karşısında daha dayanıklıdır
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar riskli davranış ve alışkanlıklardan uzak dururlar
  • Duygusal zekası yüksek çocukların ailelerine ve onların değerlerine gösterdikleri uyum çok yüksek, disipline ilişkin sorunlar yaşama olasılıkları çok düşüktür
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar daha mutlu olan, olumlu duyguları yoğun deneyimleyen çocuklardır.

 

DUYGUSAL ZEKAYI BELİRLEYEN EBEVEYN TUTUMLARI

Duygularla başa çıkma konusunda çocuklarına yol göstermeyenler:

Duyguları Yok Sayan Aileler: Çocuklarının negatif duygularını görmezden gelirler, ciddiye almazlar ve önemsizleştirirler.

Duyguları Reddeden Aileler: çocuklarının negatif duygu ifade ettiklerinde onları eleştirirler, azarlarlar ve cezalandırırlar.

Aşırı Hoşgörülü Aileler: çocuklarının duygularını kabul ederler, çocuklarıyla empati kurarlar. Fakat onların davranışlarını yönlendirme ve sınır koyma konusunda yetersiz kalırlar.

ilgilielele

Duygusal Zekayı Yükselten Aileler

Duygu Koçluğu Yapan Aileler: Çocuklarının duygularıyla yakından ilgilenen ebeveynlere “Duygu Koçları’” denir. Söz konusu ebeveynler çocuklarına hayatın iniş ve çıkışlarıyla başa çıkma stratejileri öğretirler, çocuklarının öfke, korku ya da üzüntülerini ifade etmelerine karşı çıkmazlar ve çocuklarının olumsuz duygularını görmezden gelmezler.

Hayat deneyimlerinin de duygusal beceriye katkısı inkar edilemez. Fakat niçin zorluklarla karşılaşmış bazı çocuklar sıkıntılara karşı direnç gösterebilirken, diğer zorluklarla karşılaşmış çocuklar direnç geliştiremiyorlar? Bunun da sebebi yine zor zamanlarda çocuğa verilen sosyal destektir. Zor hayat deneyimleri çocuk kendi başa çıkma stratejilerini kullanırken ve kapasitesini zorlarken ancak devamlı sosyal destek görürse(ebeveynlerinden, bakıcı üyelerden ve alışılmış yakın figürlerinden-arkadaş, eş gibi) bu deneyim ona direnç kazandırabiliyor.

Unutmayın; öğretmenler, aile büyükleri ve etraftaki diğer yetişkinler çocuğunuza duygu koçluğu yapma görevini üstlenebilirler, ancak bu işteki asıl sorumluluk anne babalarındır. Günün sonunda, çocuğunuzla ilgili sorumlulukları alan ve kuralları koyan siz olacaksınız. Ve çocuğunuzun tüm yaşamı boyunca siz, öğrettiklerinizle, aktardıklarınızla onun yanında olacaksınız.

 

 

 

En Çok Okunanlar

Üste Git