PSİKOLOJİ

HAYAT TERCİHTİR!

 

 

Nedir bu işin sırrı? Bu sabah erken kalkabilmenin, şikayet etmemenin, herşeyi yolunda görmenin ve sıkıntılarını bertaraf etmenin… Neden sen daha mutlusun da ben mutsuz? Neden sen hep şanslısın da ben değil? O zaman isyaaaaaaan şarkısı benim için gelsin!

Neden Onlar Daha Şanslı?

Kimi insanların daha şanslı olduğuna inanırız değil mi? Bir şey dönüp dolaşır hep bizim başımıza gelir! Nedense.. Onların çocukları daha sakindir, onların hayatları daha iyidir. Onlara hep kader güler de bize gülmez. Biz zaten baştan yedik silleyi. O zaman napalım feryat figan şikayet ya da kadere razıyız ne gelirse Allah’tan deyip yerimizde saymaya devam edelim! Şimdi anlatıyorum sevgili dostum o insanla senin arandaki farkı! Gerçekten tüm dikkatini buraya ver! Birincisi ne gelirse Allah’tan gelmiyor bu fikri bir kenara sakince bırak. Kur’an – ı Kerim de diyor ki “ biz kaderi azminize bağlı kıldık” Ben sana gönderdim kabul et demiyor. “ Sen çalış, iste, ben vereyim” diyor. Sen şikayet et ama dua et kabul olur demiyor. Ne dendiği ve ne denmediği ile ilgili net miyiz? Şikayet yok, şükür var! Sabır yok, metanet var! Gerçekten şu an yaşadığın kaderin mi yoksa bu kaderi sen mi oluşturuyorsun buna bir bak! Kaderin böyle yazılmış yazın şarkısında isen şanslı arkadaşının da kaderi senden çok farklı değil! Onun da annesi, babası, çocukları bıdı, bıdı… Ama kabul ediyor, onların da zor süreçler ile büyüyerek geldiğini ve bundan daha iyisini yapamayacaklarını! Olabileceğin en iyisi olduğunu kabul ediyor! Sonra başlıyor değişime! Kendi içindeki pisliklerini değiştirmeye. O anne babadan getirdiği kötü düşünmeleri, olumsuzları değiştiriyor! Örneğin annesinden sabahları bağırarak uyandırılıyor ise o bağırmadan uyandırmayı deniyor. Alışkanlıklarını dönüştürüyor, kendi de dönüşüyor. İşte şimdi tam da bu noktada kaderini kendi dönüştürerek yeni hayatını kendi yazıyor. İşte bunu sende yapabilirsin! Bu bir şans değil, seçim. İki kardeşin bile birbirinden farklı olma sebebi tam da budur. Kim olayı nerden görürse oradan yakalar. Sen şikayet etmeyi seçiyorsan şanslı olamayacaksın, olsan da göremeyeceksin. Çünkü aslında şans diye bir şey yok, hayat sana da ona da alabileceğin bir nefes, yaşayabileceğin bir rızık verdi. İkinizde aynı noktadasınız o şükrediyor sen şikayet ediyorsun. Ve kaderin Allah’tan geldiğine inandığımız bir noktada sen isyan ediyorsun. Dünya’da çocuklarını insanlar bir hiç uğruna kaybederken sen çocuğunun gece de bilmem kaç kez uyandığına isyan ediyorsun. İnsanlar ev nedir, yemek nedir diye bilmez iken sen tuzsuz oldu diye o yemeği beğenmiyorsun! Hasta çocuklar var farkında mısın?

Bu bir pozitif bakma çabası değil, aksine daima mutlu ol, kendimi seviyorum deee la la la bıngırtılarından hoşlanmıyorum. Kötü kalktığım sabahlar da olacaktır, kendimi sevmediğim zamanlar da. Daima da mutlu olmayacağım, acının da güzel tarafları var. Ki insanoğlu acı çekmeyi de seviyor. AMA! Bu sabah iyi kalktığım için şükretmeyi ve şikayet ettiklerimin aslında önemsiz olduğunu görmeyi seçeceğim. O aramızdaki aşk çekimlerinin şekil dönüştürdüğü ve bir evlat sahibi olmamı sağlayan harika adama bakıp şükredeceğim. Çocuğumun yemek yemese de sağlıklı olmasına şükredeceğim! Kapımı kapattığımda kimsenin huzursuzluklarını getirmediğim evime şükredeceğim! Ve emin ol senin çocuğun da şu fotoğraftakiler kadar tatlı ve sen de fotoğraftaki hatun kadar iyisin. Nasıl daha iyi bir anne olurum sorusunun cevabını arıyoruz ya hepimiz, işte bu sorunun ilk cevabı bu yazıda saklı. Çünkü iyi bir anne olmanın ilk aşaması senin iyi bir insan olarak doğru tercihler yapmandan başlıyor!

 

Şimdi bir daha dönüp bak etrafına! Asıl şanslı kim? Sen mi Onlar mı?

En Çok Okunanlar

Üste Git