AİLE

İMKANSIZ SENİN ŞAHSİ KANAATİNDİR !

 

 

Bir yazıda gördüğüm bu cümle bir çok şeyi özetledi bana aslında. Yine yeniden geldik Dünya’nın aslında bizim sandığımız kadar basit ama yine sandığımız kadar karmaşık da olmadığına! Diyeceksiniz ki ne bu şimdi?

 

Bu şu demek ki biz her şeyi kısmete bağlıyoruz ya sürekli, heh işte o öyle değil belli ki. Ama bize öylesi bir inandırmışlar ki sınırlarımızın dışına çıkmamayı, susmayı, ne denirse kabul etmeyi öyle bir kabus içinde yaşayıp gidiyoruz. Şimdi kabus dedim ya onda bile iç sesim “şükret ne var hayatında” diyor bağırarak. İşte bu kadar korku dolu bir hayat olduğunu sanmışız yıllarca şu anda da o yüzden uyanmak çok zor! Kaderimize, kısmetimize, bir işimiz bir ekmeğimiz olsun zihniyetine öylesi inanmışız en büyük hayalimiz bir ev bir araba, fazlası zarar çünkü sonunda herkese ölüm var! Hep aynı sözler hep aynı fikirler! İnsanoğlu doğar, büyür, evlenir, çocuk sahibi olur ve o aile için yaşamını devam ettirerek ölüm gelir onu bulur. Peki iç dünya? Neler yaşanıyor neler istiyor içindeki ruhun? Neden bu kadar huzursuz bir çok insan? Gerçekten sadece yemek, içmek ve çalışmak için gelmedin belki de. Bugün size imkansız denileni aşıp kendimize gelmenin ilk günü olsun hadi!

Her insanın bu Dünya’ya gelişinde elbet bir amaç olmalı diye düşünüyorum. Tek amacımız bu Dünya’nın kaynaklarını yiyip bitirmek olmamalı değil mi? Sevmek, sevilmek güzel de bir de birilerine faydamız olmalı ki bütün olarak insanlık adına hayrımız olsun! Şahsi isteklerimizden bir adım öte gidebilelim, elbet ölücez ama ölünce Allah’ın karşısına sadece kendi adımıza yaptığımız ibadetler ve başkalarının ibadetlerini sorguladığımız cümleler ile çıkmayalım! O yüzden aklımızdan geçirdiklerimize dikkat edelim, isteklerimiz taleplerimizi küçük şeylere takılıp bırakmayalım. Yaydığımız düşünce gücünün bile çok kıymetli olduğu bir canlıyız biz! Tüm yaratılanlar bize hizmet ediyor ve biz birbimizle kavga edip bir de üstüne düşüncelerimizi de kısıtlıyoruz. Bakın bir araştırma ne diyor? İnsanoğlunun düşünceleri dnasını etkileyerek hem hasta olmasını sağlıyor hem de kan hücreleri kendisinden kmlerce uzakta dahi olsa dna yapısı birbirini etkiliyormuş! Aslında bilim kurgu filmlerinden biz buna aşinayız ancak gerçeklikten öte olarak izlediğimiz için hep kurgu sandığımız Dünya’nın gerçekliğine inanamıyoruz. O yüzden hala kabus içinde yaşamak kolay geliyor bize.

 

Şimdi bunları bir kademe öğrendiğimize göre bugün izlediğimiz sonu belli olan dizileri o güzel beynimize ve düşüncelerimize almaktan vazgeçelim. Elimizdeki telefonları bilgi almak ya da yaymak için kullanıp gerçekten bir iletişim aracı olarak amacına geri döndürelim. Merakımızı tatmin etmek üzere baktığımız tüm hesaplardan vazgeçelim! Çünkü ne izlersek, ne dinlersek ve neye inanmamız istenilirse biz o oluruz! Zor olacak evet her değişim zorludur ama iyidir iç dünyanıza dönüp yaşam amacınızı keşfetmek! Ve yine iyidir kendi amacınıza yönelik yaşayarak ruhunuzun huzur bulmasını sağlamak! O zaman her şey çok daha kolay olacak, annelik size verilen bir hediye, eşlik hayatınızda birilerinin var oluş amacı olacak! O zaman keyifle döneceksiniz işlerinize, yaptığınız her iş size keyif olarak gelecek. Ve siz inanacaksınız ki ben neye inanırsam oyum o zaman imkansız gerçekten de başkalarının kendi şahsi kanaatidir! Sizin için imkansız denilen gerçekten düşünmeye ve istemeye bakar!

En Çok Okunanlar

Üste Git