ANNE & BABA

KARARLI BİR YETİŞKİN İÇİN: ÇOCUKLARDA İRADE KAVRAMI

 

Çocuklarda hadi neyse de bebeklerde dahi irade kavramının olması bize insanın yaradılışındaki güzelliği gösteriyor. Küçücük bir bebekken bile yemek istemediğinde ağzını açmayan, istemediği şekilde oyun yaptığınızda yüzünüze bakmayan minişler istemek ya da istememek kavramları ile doğduğunu gösteriyor bizlere.

Bebeklerin belirli bir irade ile doğduğunu görmek güzel olsa da sonra neden bu yapı bozularak iradesi güçsüz insanlara dönüşüyorlar? Yetişkinlerin müdahalesi altında kendini çaresiz hissederek yanlış yaptıklarını düzelttiğini zanneden çocuklar zamanla kendine ait irade kavramını yitiriyorlar. Dış müdahaleler ile doğruyu bulacaklarını düşünüyor ve kendi kararlarını arka plana itiyorlar. ‘Yapmıycam’ dediğinde ‘yapacaksın’ diyen bir ebeveyn karşısında küçük çocuğun baskılanması ve kendini geri plana itmesinden başka bir durum düşünülebilir miydi ki? Zamanla ebeveyninin doğasını bozması sonucu anne- çocuk ya da baba – çocuk ilişkisi de bozularak inatçı çocuklara dönüşebiliyor. Sonuç kendi kararlarını kendi veremediği gibi, verdiği kararları da inat uğruna veren, hür iradesini kaybetmiş, neyi neden yaptığını bilmeyen kişilikler oluyor. O zaman çocuklarda irade oluşturabilmek için önce kendi yapılarına müdahale etmemek ve var olanı korumak gereklidir.

ÇOCUKLARA SÖZÜNÜZÜ DİNLETMEK İÇİN

Her ‘istemiyorum’ dediğine tamam mı demek gerekir? Hayır tabiki. O daha bir çocuk ve elbet siz onun güvenliği ve iyiliği adına bir şeyleri istiyorsunuz. Ancak yaptırımlarda sorunumuz var. İstediklerinizi anlatırken bağırarak, zorlayarak ya da ödül – cezalar ile değil anlatarak, ikna ederek, gerekirse ilk anda vazgeçip sonra tekrar deneyerek yaptırmak gereklidir. Siz sakin olmazsanız karşınızdaki küçük insanın daha da şiddetleneceğini unutmayın. Ve ne yazık ki sizin bir yetişkin gibi bağırdığınız minik insan size bağırarak karşılık veremeyecek, ancak bastırdığı sözleri farklı yerlerden karşınıza çıkacaktır. İlk olarak irade güçsüzlüğü oluşur ve bu da hayır diyememe, çok yeme, kendine hakim olamama gibi sorunlar ile karşımıza çıkar. Bir yetişkinin en büyük problemlerinin altında iradesi yatmaz mı?

Herşeyden önce de karşınızdakinin bir çocuk olduğunu görerek adil olmanız ilk şarttır. Beklentilerinizi en az düzeyde tutmanız sizin adınıza yararlı olacaktır. İlk olarak belirtmek isterim ki korkarak davrandığınız durumlar iradeyi azaltır, cesaret irade eğitiminde en güçlü kavramlardandır. Bunu sizin çocuk adına korktuğunuz durumlarda çocuğunuzun cesareti ile yapmanız adına söylüyorum. Örneğin koltuk tepelerinde zıplamak sizin korktuğunuz ancak çocuklar için çok eğlenceli bir durumdur. Onların cesareti ile siz de bir deneseniz? Korktuklarınızı bir kenara bıraktıktan sonra gerekli durumlarda ise çocuklara yaptırmak istediğiniz durumu sakinlikle, tekrar tekrar deneyerek, farklı yollar ile kararlı bir şekilde açıklamanız gerekir. Yani kimse size çok rahat olun, çocuk her istediğini yapsın, bütün tehlikelere evet diyelim demiyor. Aksine belirli kurallarınız olsun, çocuk sınırlarını bilsin ve bu kurallara uyma durumu mutlaka takip edilsin ki buradaki iradesi, kayıtsızlığı ve acziyeti de gözlemlenebilsin. Zaten alışkanlıkların tekrar tekrar uygulanması iradeyi güçlendiren bir durumdur. Sadece bu kuralları koyarken sert müdahaleler ile yaradılışlarındaki güzellikler bozulmasın. E bu sabır işi, kim ona iki saat anlatacak diyorsanız… Annelik zaten başlı başına bir sabır işi değil mi? Belki de sabırla birlikte bizim de büyüme işimiz ne dersiniz?

En Çok Okunanlar

Üste Git