AİLE VE ÇOCUK

KARDEŞ KISKANÇLIĞINA ÇÖZÜM!

Kardeşlik insanın hayatındaki en değerli olgudur herhalde. Anne ve babaya karşı olan savaşlarda büyük rol oynarlar. Bunlara rağmen herşey günlük gülistanlık olmaz tabiki kavgalar da çok olur.

Hatırlayın siz kavgalarınızı. Neden oluyordu? Geneli kıskançlık gibi gözükse de bu kıskançlığı oluşturan ana sebeplere bakmak gerek en başta. Anne ve babaların çocukları arasında kıyaslama yapması ve diğerini onaylayarak tercih ettiğini söylemesi geride kalan çocuk için oldukça zorlu bir duygu durumudur. Anne ve babasının ilettikleri bu duygunun altında kalan çocuk dengeyi sağlayamaz ve o anki öfkesini başka yerlerde gösterebilir. Özellikle okul başarısında ebeveynler tarafından çokça yapılan kıyaslama başarıyı değil başarısızlığı getirir. Kıyaslanarak küçük görülen çocukta eksiklik, yetersizlik ve aşağılık duyguları oluşturur. Başarının kıyaslanarak geldiğini gören var mı aramızda? Kıyaslama ve rekabet kendi içinde yapılırsa kıymetli ve etkili olur. Örneğin bir çocuğun okuldaki başarı seviyesini yükseltmesi isteniyor ise çocuğa geleceği için neyin önemli olduğu anlatılabilir. Çocuğun kendine ait hedefler konulması ve bu hedeflerin önemi anlatılabilir. Yani bire bir çocuğa bu durum anlatılabilir. Diğer kardeş ile kıyaslamak ikili rekabettir ve hırsını ortaya çıkartır. Ancak herkes kendi başarılı olduğu alanda hırs yapar. Birisi okul başarısında yapıyorsa diğeri öfke kontrolü sonucunda ortaya çıkardıklarında. Ve bu öfkenin sonucunda ortaya çıkan durumlarda anne baba tarafından tekrar bastırılan çocuk bir duygu yükünün daha altına girmiş olur. Çocuklar hayat yolunda yaptığı iyi alanlarda övülebilir ancak kıyaslanmamalıdır. Zaten okul başarısı akademik başarıyı getirir görüşünü savunmuyor muyuz? Amacımız sadece akademik kariyer yapabilen bir çocuk mu duygularını düzenleyebilen ve bu sayede kendi yetenekleri doğrultusunda hayatta var olabilen bir çocuk mu?kardes

Kardeş Kıskançlığında Neler Yapılmalı?

Kardeşlerin kendi aralarında iyi geçinmesini hangi anne baba istemez ki? Ancak öğrenilmiş dil kalıplarımız işte bize bunu getiriyor. İyi anlamda bişey yaptığımızı sanarken aşağı gittiğini düşündüğümüz çocuğun daha da aşağılara gitmesine sebep oluyoruz. Çocuğun zihni tertemiz bir dünya. Ve bu zihni kendi isteklerimiz uğruna kirletmemeliyiz. Onun istediği onu olduğu gibi kabul etmeniz. Aslında tüm insanlığın istediği o değil mi? Yetişkinde olsak yaşlı da olduğumuz gibi kabul edildiğimiz yerde iyi hissederiz kendimizi. Sevilmek koşulsuz ise değerlidir. Çocuğunuza vereceğiniz en değerli şey de koşulsuz sevginizdir. Kıyaslamalarınız ile onu değiştirme çabanız olumlu değil olumsuz yönde olduğunu büyüdüğünde ki seçimlerinden çok daha net görebilirsiniz. O anda bastırdığınız çocuğunuz evlilik seçiminde, iş seçiminde ve kurduğu sosyal ilişkilerin hepsinde bu durumları gösterecektir. Çünkü orda yaralanan çocuk bunu tamir etmek için elinden geleni yapar ve hep orayı arar.

Hayata getirdiğiniz her biri ayrı değerli yavrularınızı ve onları da size karşı olumsuz düşünceler ile zihnini bulandırmak bizim hatamızdır. O yüzden kardeşler arasında varsa bir tartışma ve hep bir yandan çıkıyorsa bir dönüp bakmalı altında yatan duygusu nedir diye?

Yorumları Görmek İçin Tıklayınız

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

Üste Git