ANNE SAĞLIĞI

MODERN ÇAĞ HASTALIKLARININ ANA SEBEBİ : CANDİDA

Vücudumuzun kendi doğal halinde yararlı bazı bakteriler bulunur. Bu yararlı bakteriler bağırsak floramızda yaşayarak hem bizim için sindirim işlevlerini görür hem de bazı vitaminlerin direk üreticisidir. Bağırsaklarda 100 trilyon bakteri bizimle birlikte yaşarken normalde bağırsak florasında bu bakterilerin %90’ının faydalı bakterilerden olması gerekir. Ancak kullanılan ilaçlar, yenilen hazır gıdalar ve tüketilen şeker neticesinde bu yararlı bakterilerin bir çoğu yok olurken zararlı olan bakteriler bu gıdaların artıklarından beslenerek vücudumuzda üremeye başlar. Kandida da tam olarak bu şekilde normalde bir maya ailesinden olan bakterinin fazlasıyla çoğalması ile dengenin bozulduğu durumu tanımlar. Ve ne yazık ki günümüz antibiyotikli gıdaları ve hazır paket ürünleri candidayı beslemektektedir. Bu nedenle depresyondan obeziteye kadar çağın vebası olan bir çok rahatszılığın ana nedeninin candida olduğu düşünülmektedir.

 

Candida Albicans, hayatımız boyunca karşılaştığımız hastalıkların neredeyse tamamının sebebi olabilir. Adet düzensizliğinden egzamaya, fazla kilolardan depresyona kadar yüzlerce hastalığı tetikleyici rolü olduğu düşünülüyor. Candida’nın bilinen en önemli belirtileri: Ağızda aft, kadınlarda beyaz peynirimsi akıntı, bağımlılık derecesinde şeker, ekmek, makarna gibi karbonhidratlı yiyecekleri canın çekmesi, karında şişlik, kabızlık, kronik yorgunluk, rehavet, sabah sinirli uyanmak, yorgun kalkmak, hipoglisemi, huzursuzluk, panik atak, genital bölgede kaşıntı, cinsel istekte azalma, kadınlarda idrarda kötü koku, düzensiz ve ağrılı regl, kramplar, el ve ayak tırnaklarda enfeksiyon, eklemlerde ağrılar, idrarda yanma, ankstiyete atakları, ağlama krizi, burun tıkanıklığı, kaşıntı, ayakta ve vücutta geçmeyen koku, geçmeyen egzamalar… Yani neredeyse günümüz insanın hemen hemen hepsinde bir şekilde olan şikayetler.Eğer vücudun bağışıklık sistemi güçlü değilse ve bağoırsakta beslenmeleri yeterli olmazsa, mantarlar bağırsak duvarının derinine kadar inerler. Böylece dolaşımla tüm vücuda ve organlara yayılırlar. Buradaki şeke rile beslenerek yaşamlarına gizlice devam ederken vücuda besinlerin artık maddelerini bırakırlar.  Mantarların kurnazca uyguladıkalrı bir yöntem dış görünüşlerini insan bağışıklık sisteminin yabancı kabul etmeyeceği bir biçime sokmalarıdır. Böylece bağışıklık sistemi mantarları kendi öz hücreleri sanır ve bunlarla mücadele etmez. Beyaz şeker ve beyaz unla beslenen mantarlar, oldukça hızlı çoğalırlar. Zaten candida mantarını  çoğaldığına ve bağırsak florasının bozulduğuna dair en net belirti tatlı besinlere karşı bağımlılıktır.

 

 

Peki bizde olduğunu nasıl anlarız? Candida testini evde yapabilirsiniz.

Elbet bu durum için sağlık kuruluşlarından destek alabilirsiniz. Fakat basit bir testi evde kendinizin yapabileceği yöntem de mevcut. Sabah kalkar kalkmaz hiçbir şey yiyip içmeden, temiz bir bardağa oda sıcaklığında içme suyu doldurun. Ağzınızda iyice tükürüğünüzü biriktirin ve suyun içine tükürün. Suyu her 15 dakikada 1 saat boyunca gözlemleyin. Eğer suyun yüzeyinde duran tükürükten aşağıya doğru sarkan lif gibi ipler görüyorsanız, suyun içerisinde yüzen tortuya benzeyen bir görüntü varsa yada bu tortulu gibi gözüken tükürük bardağın dibine çökmüşse sizde de Candida problemi olabilir.

Çözüm : Candida’yı besleyen gıdaları tüketmemek

Candida’nın çoğalmasında en büyük rolü oynayan gıdalar şeker, işlenmiş karbonhidratlar ve glutendir. Candida çoğalmasını durdurabilecek gıdalar ise içinde allicin, alliin, alliinase ve S-allylcysteine bulunduran sarımsak ve elma sirkesi. Ancak yine de unutmayın ki candidadan kurtulmak zaman alan bir süreçtir. Bu süreçte beslenme kurallarına uymanız ve sabırlı olmanız gerekir. Hücrelerinize kadar yerleşmiş ve yaşamını orada idame etttiren bu arsız canlılardan bir ilaçla iki günde kurtulmak mümkün değildir. Önce bozulan floranızı düzeltmek, faydalı bakterileri çoğaltmak ve zarar gören bağırsak çeperini onarmak gerekir.

 

Kısaca öncelikle doğal beslenme yöntemleri uygulanmalı, meyve dışında şekerli gıda ve unlu mamüller tüketilmemeli, et, yağ ve antibiyotiksiz tavuklar ile birlikte kuruyemişler tüketilmelidir. Süt diyetten çıkartılmalı ve süt ürünleri kullanımı kısıtlanmalıdır. Toksinlerden arınabilmek için bol su tüketilmelidir. Bununla birlikte asitli gıdalardan da uzak durmak, şarküteri tüketmemek ve peynire karşı da hassas olmak gerektiğini belirtmekte fayda var.

 

En Çok Okunanlar

Üste Git