SAĞLIK

AYAKTAN TEDAVİ BİLİMİ: REFLEKSOLOJİ

 

Leonardo da Vinci´ye göre, bir mühendislik harikası olan ayaklarımız, beden ve ruh sağlığımızın adeta bir aynasıdır. Kanımızın vucutta devir yaptıktan sonra ulaştığı son yer ayaklarımızdır. Kılcal damarlarımız ellere ve ayaklara kadar gidip, kanı ellerin ve ayakların en uç noktalarına kadar taşırlar. Belkide en önem verilmeyen, gözardı edilen ayaklarımızda ki her bir noktanın vücudumuzun tüm alanlarına etki edebileceğini biliyor musunuz?

Refleksoloji Nedir?

Refleksoloji çoğunlukla ayak olmak üzere el ve kulaklara masaj ve baskı uygulanarak yapılan bir alternatif tedavi yöntemi. Yaklaşık on iki bin yıllık bir geçmişi olan refleksolojinin ilk uygulama yeri geleneksel tıbbın doğuş ve uygulama yeri olan eski Çin ve Mısır’ dır. Öyle ki, stresten baş ağrısına kadar pek çok şikayeti ayaklarımız aracılığıyla tespit edebilir ve çözümünü sadece dokunmanın mucizesi ile kendimiz çözebiliriz. Ayaklara uygulanan özel masaj hareketleri ile bedenin belli alanlarında toplanan enerjiyi dağıtarak vücudun kendi kendini tedavi etme yeteneğini harekete geçirme yöntemi olarak tanımlanabilir. Refleksoloji sinir noktalarını belirli tekniklerle uyarmanın ortaya elektrokimyasal mesajları çıkardığını bununda nöronların yardımı ile ilgili organı uyardığını savunur. Refleksoloji denge kuvveti sağlayan bir iyileştirme tedavisidir. Refleksoloji tanısında refleksoloji uzmanı, kişinin ayak tabanındaki beden haritasının okuyarak ve belli noktalara temasla, organlar hakkındaki sıkıntıları büyük oranda tespit eder. Tedavisi ise; genel sağlık durumunu koruyucu özelliği ile terapist üzerine düşen görevi başarı ile gerçekleştirir. Diğer uygulanan terapilerden en önemli farkı bedenin kendini iyileştirme sistemini uyararak harekete geçirmesidir. Böylece tedaviye hiçbir yan etkide oluşmaz.

Refleksoloji ile rahatlık hissi uyandırarak gerilim ve stresi azaltır.
Bedenin kan dolaşımını düzenleyerek kendi kendini iyileştirmesini teşvik eder. Uykuyu derinleştirir ve uykusuzluğu azaltır.
Kan sistemini rahatlatarak ağrı ve acıları azaltır.
Eklem hareketliliğini artırır. Detoks etkisi yapar vücudu katkı maddelerinden ve toksinlerden arındırır.
Hormonları dengeler, menopoz ve adet öncesi gerginlik (PMT) gibi düzensizlikler de yardımcı
olur.
Cilt tipini ve cilt tonunu iyileştirir.
Hazımsızlık, kabızlık, ishal ve diğer sindirim düzensizliklerini hafifletir. Balgam çıkarmayı kuvvetlendirir. Mesane intihabı gibi idrar yolu problemlerinin iyileşmesine yardımcı olur. Hastalıkların oluşumunu önceden engeller.
 Zihinsel fonksiyonları harekete geçirir ve konsantrasyona yardımcı olur. Duygusal dengesizlikleri düzenler.
Vücudun herhangi bir bölümündeki aşırı çalışmayı hafifletir ya da az çalışan kısımları harekete geçirir. Amerika’da yapılan bilimsel araştırmalara göre refleksoloji ile kadınların belli dönemlerde olan gerginliklerinin yarı yarıya azaltıldığı, hiçbir yan etkisinin olmadığı ve 20 dakikalık bir refleksoloji uygulaması ile, vücut sirkülasyonunun % 10-15 oranında harekete geçirildiği tespit edilmiştir.

 

REFLEKSOLOJİ MASAJININ FAYDALARI

 

Bunun yanısıra psikolojide özellikle panik atak ve depresyon hastalığının tedavisinde destekleyici olarak uygulanmakta olup, başta Rusya ve Amerika’daki engelliler üzerinde özellikle otistik ve spastik engelli çocuklar ile felçli hastalar olmak üzere birçok engel grubunda ciddi gelişmelerin ortaya çıkması sebep olmuştur.
 Stres belkide günümüz insanlarının karşılaştığı en temel sorundur. Bu sorunun sinir sistemimiz üzerindeki etkisi son yıllarda yapılan araştırmalarla kanıtlanmış olup günlük hayatta yaşadığımız birçok sorun buna dayalıdır. Stres kan dolaşımını yavaşlatır refleksoloji ise kan dolaşımını hızlandırarak vücudun besin almasını ve toksin atımını hızlandırır. Refleksoloji yaptıranların bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalıştığı özellikle kışın yaşanılan soğuk algınlığı ve grip tarzı hastalıklara daha dirençli oldukları araştırmalarla ve yapılan çalışmalarla sabittir.

 

Refleksolojinin günümüz tıbbına uyumu sağlayan Dr. William Fitzgerald ‘ın katıldığı bir akşam yemeğinde tesadüfen yüksek tonları artık çıkaramadığını söyleyen meşhur bir konser ses sanatçısı da bulunuyordu. Kulak burun boğaz doktorlarının rahatsızlığın nedenini bulamadığını söyleyen ses sanatçısına, Dr. Fitzgerald parmaklarına ve ayak parmaklarına bakıp bakamayacağını sordu. İncelemesi bittikten sonra, sanatçının yüksek tonları eskisi gibi çıkaramamasının, sağ büyük ayak parmağındaki bir nasır yerinden kaynaklandığını söyledi. İlgili bölgeye birkaç dakika basınç uyguladıktan sonra şarkıcı büyük ayak parmağındaki acının yok olduğunu söyledi. Bunun üzerine doktor kendisinden şu ricada bulundu. “Yüksek tonları çıkarmayı deneyin”. Ortamda bulunanlar bir mucizeye şahit olmuşlardı, çünkü şarkıcı eskiden çıkardığından iki nota daha yüksek sese ulaşmayı başardı.

ayak

Belirli noktalara ucu yuvarlak bir cisim veya parmak ucu ile bastırıldığında eğer bir ağrı hissediliyorsa, bu o noktaya denk gelen organda bir rahatsızlık olduğunu gösterir. Eğer vücudun herhangi bir yerinde hastalık yoksa, ağrı da olmaz. Bir organda ağrı olması demek, acıyan organın kılcal damarları kan dolaşımını tam yapamıyor demektir. Kimyasal ilaçlar kullanmadan vücudumuzun uç noktaları ile kendi kendini tedaviyi bir kez daha mümkün hale getirmektedir.

En Çok Okunanlar

Üste Git