AİLE

YEDİKLERİNİZ KARARLARINIZI NASIL ETKİLER

 

İrade, içsel bir çatışmaya verilen yanıttır. Bir şey yapmak istersiniz; mesela sigara içmek, spor yapmak veya kocaman bir öğle yemeğini mideye indirmek gibi… Fakat bir yandan da bunu yapmamanız gerektiğinin farkındasınızdır.

İradenin kontrol merkezi beynimizin odaklanma ve dikkat bölgesinin de yer aldığı prefrontal lobu yani alnın arka tarafıdır. Beynimizin iyi çalışması için de ona yiyecekler ile iyi bakmamız ve beslememiz gerekir. İradeyi azaltan nedenler arasında ,

  1. Kararların belirsiz olması
  2. Gece uykusu
  3. Günlük glikoz seviyesi
  4. Dağınık ortam gelir.

Yani irade ile ilgili sayabileceğimiz sebeplerin birden çoğu fiziksel şartlardır. Düzensiz gece uykusu ile birlikte dinlenmenin ve hatta hücre yenilenmesinin azaldığı biliniyor. Uzun süren uykusuzluklarda ise sarhoşluk etkisinin ortaya çıktığı. O zaman bize önerilen sirkadiyen ritm yani uyku döngüsünde gece 11 ila sabah 5 arasında uyumamız irademizi kuvvetlendiriyor.

Bununla birlikte günlük sürekli hareketli seyreden glikoz seviyemiz de irademizi zayıflatıyor. Açlık dönemlerinde bir çoğumuzun sinirli oluşu şekerin vücudumuzdaki etkilerinden ortaya çıkıyor. Bahsettiğim ilk aşama da suni değil normal şeker seviyemiz. Zaten suni şeker bir zehir gibi vücuda grip bağımlılık oluşmasına neden oluyor. Bunun dışında gün içerisinde hiç yemek yemeden geçirilen saatler şeker seviyemizin oldukça düşmesine sonra önümüze gelen ilk gıda maddesine bakmadan almamıza sebep oluyor. Birden yükselen şeker ile birlikte vücut onunla uğraşırken yine iradeye yer kalmıyor. Ve böylece dalgalı seyreden şeker seviyesi insülin direncini insülin direnci geri dönüşümsüz şeker hastalığını getiriyor. Zaten o şekere de bir kere bağımlı hale geldiğinizde iradenizi düşürmüş ve bir daha çıkaramayacak hale getirmiş oluyorsunuz. Yani kendinizi soktuğunuz kısır döngüden uyanışınız ancak ciddi bir karar verme ile oluyor.

Aynı zamanda vücudun %70 ini kaplayan suyun seviyesi de iradeyi düşüren etkenlerden. Yetersiz su seviyesi ile birlikte deri değişiklikleri gibi vücudun iletim sisteminde de sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor. Az su, az böbrek fonksiyonu, az böbrek fonksiyonu böbrek üstünden salınan hormonların az salınması, az salınan hormon daha çok stres kaynağı gibi durumlar ile vücut kendini koruma altına alırken zihinsel bazı durumlarınıza engel oluyor. Bazı kaynaklar suyun miktarı kadar içeriğinin de önemli olduğunu söylüyor. pH değeri 7 nin üzerinde alkali suların tercih edilmesi ile vücudun dengesini daha iyi sağladığı ve mikroorganizmaların yaşaması için elverişsiz ortam yaratarak enfeksiyonlardan daha uzak kalındığı biliniyor.

Sizin yukardan yaptığınız bir yanlış sistemin kendini farklı bir yerden tamamlamasına neden oluyor. E tamamlamalarda eksik var ise o da bir tarafı eksiltiyor. Sistem muhteşem, sen doğru yaparsan denge tam oluşur ve ilerler. Sen yanlış yaparsan bozduğun dengeyi sistem de tamamlayamaz. Yani kontrol ve güç senin elinde. Zannetme ki irade psikolojik su fizyolojik. Beden zihin ve ruh bir bütün, ne yersen onu yaşarsın, ne düşünürsen onu getirirsin.

En Çok Okunanlar

Üste Git